Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Mayıs, 2018 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Üstesinden Gelemediğimiz Sorunlar ve Ruhsal Travma

Doğumdan ölüme kadar varoluşumuz bir çok deneyim ile zenginleşir, olgunlaşır ve beslenir. Bazen bu olumlu bazende olumsuz deneyimler ile gerçekleşir. Bazı yaşantılarımız ve bunlara yüklediğimiz anlamlar vardır ki kişiliğimizi ve algımızı önemli ölçüde şekillendirir. Bu yazıda ruhsal travmalara neden olabilecek ancak fark etmesi zor olan deneyimlerden bahsedeceğiz. Bu yazı ile neden bazı sorunlarla baş etmek bizim icin o kadar zor ya da neden rahatsız eden olumsuz deneyimleri tekrar tekrar yasıyoruz bu ve benzeri soruların cevabına ışık tutmaya çalışacağım. Bir bebek dünyaya geldiginde anne ve babası onun güvenliği ve sağlığı için elinden geleni yapar. Ancak hiçbir çaba bebeğe anne karnındaki güvenli alanı oluşturamaz. Dolayısı ile bir bebeğin dünyaya gelişi adapte olması gereken ruhsal ve bedensel bütünlüğünü sarsan bir deneyimdir. Bununla beraber bir yetişkin olduğumuzda ne kadar çok yaşantının  bizleri sarstığını, izler bıraktığını, bizi istemediğimiz yönde şekillendirdiğini g...

Travma Ve Akut Etkileri

Ruhsal travma dediğimizde bireyi yada yakınlarını etkileyen doğal afetler  (deprem, sel vb.) ile ortaya çıkan, insan kaynaklı (savaşlar, patlamalar, saldırılar, tecavüzler, iskenceler  vb) olusan ve kontrolümüz dışında ani gelişen (kaza, yakınlarımızın kaybı vb) olaylardır. Bu ve benzeri olaylara karşı bireylerin etkilenme düzeyleri farklılık gösterir. Dolayisiyla ruhsal travmayı olaylarla değil olayların yarattığı etkiler  ile tanımlamak daha doğru olacaktır. Ruhsal travma bireyin ruhsal ya da fiziksel  bütünlüğünü sarsan veya tehdit eden dehşet, çaresizlik, korku duygularının yoğun yaşanmasına neden olan olaylar ve yaşantılardır. Bütün bu yoğun duygular yaşantısal bazı sonuçlara ve günlük hayatımızda bazı zorluklara neden olur. Olayın tekrar tekrar zihnimizde canlanması ya da olayı veya bir kısmını hatırlayamama, rutin işlerimize adapte olmakta güçlük, yoğun duygusal iniş çıkışlar, travmatik olayı içeren kabuslar  ve  bunlara bağlı olarak uykusuzluk ya...

İnsan İlişkilerinde Sınırlar ve Hayır Diyebilmek

İnsan ilişkilerinde sınır oluşturabilmek, bizim o ilişkide kendimizi güvende hissetmemizi, samimiyet ve yakınlıkla ilişkide var olmamızı sağlar. Hayır diyebilmek bu güvenli alanı oluşturmakta önemli bir dinamiktir. Hayır demenin genel olarak insanları kırmakla eş değer olduğuna yönelik toplumsal olarak bir algımız olabilir. Ayrıca kabul görmeme, eleştirilme, ayıplanma gibi algılar yaratmasından da endişe edebiliriz. Çoğunlukla kendi önceliklerimizi göz ardı ederken ve sürekli çevremizdeki insanların beklenti ve isteklerini karşılarken bulabiliriz kendimizi. Daha sonrasında bu durum iki sonucu ortaya çıkarabilir. Bir noktadan sonra karşı taraf sizin gibi davranmadığı için kendinizi değersiz hissedersiniz ve içsel bir öfke beslersiniz. İkinci olarak kendinizden çok fazla ödün vermek ve sınır oluşturmakta zorluk yaşadığınız için ilişkiler sizin için çok zor bir hal alabilir ve sosyal ilişkilerden uzaklaşmaya başlarsınız. Bu çerçevede yapmanız gereken şey ilişkide kendi söylem ve davr...

Boşanma Süreci ve Sonrası Çocuk ile İletişim

Boşanma süreci ve sonrası çocuk ile iletişim Evliliği bitirmek çiftler için hiç kolay bir süreç değildir. Bir de çiftin çocukları varsa, çok daha sancılı bir süreç ile karşı karşıya kalırlar. Çocuğa boşanma nasıl söylenecek, nasıl tepki verecek, kızacak mı, ya depresyona girerse, ya beni suçlarsa gibi ikilemler bu süreci yaşayan her bireyin aklından geçmektedir. Bu yazımızda kısaca bu süreç nasıl yönetilmeli, çocuklar bu süreci nasıl yaşar ve çocuğun bu dönemi atlatmasına nasıl yardımcı olabiliriz bunları anlatacağım. Öncelikle eğer boşanma kesin karar ise çocuğunuzdan bunu uzun süre saklamamalısınız. Evet, çocuğunuz tabiiki bu süreçten etkilenecek. Hatta önce boşanmayı inkar edecek, sonrasında boşanma nedenlerine kızacak ve tepki gösterecek, anne ve babayı bir araya getirmeye çalışacak, sonrasında depresif bir sürece girecek ve en sonunda da bu durumu kabullenecek. Bu döneme alışabilmemesi için ona karşı hem şeffaf hem de mahremiyetinizi çocuğun yaşına uygun şekilde korumanız...

Ergenlik Dönemi Ve Yaşanan Çatışmalar

Ergenlik dönemi ruhsal, fiziksel ve duygusal   bir çok değişimin gerçekleştiği, çocukluk donemi ile yetişkinlik dönemi arasında gerçekleşen karmaşık bir süreçtir. Bu süreç ergen olma yolundaki birey icin çok yorucu olmakla birlikte ebeveynlerinde iletişim ve ilişki kurmakta yıprandıkları bir dönemdir. Ergenlik dönemi genelde 13 ile 22 yaşları arasında gerçekleşse de cinsiyet ve bireysel değişkenler başlangıç ve bitiş yaşlarında farklılık gösterebilir. Ergenlik döneminde bireyler fiziksel ve hormonal açıdan bir çok değişim yaşarlar, bedenleri değişmeye ve olgunlaşmaya başlarken, sesleri kalınlaşır ve bunu bir çok değişim takip eder. Bu fiziksel ve hormonal değişim yogun duygusal iniş çıkışlara neden olur. Yani bir çok duygularını uç noktada yaşarlar; öfkeyi, acıyı, aşkı, neşeyi, mutluluğu, nefreti, huzuru vb. Zihin artık bir çok şeye yoğunlaşmak zorundadır; sosyal ilişkilerde denge kurma çabası, karşı cins tarafından beğenilme isteği, entellektüel olarak ilgi alanlarının oluşma...

ÖFKE

Öfke herkes tarafından hissedilen normal ve uygun ifade edildiğinde sağlıklı ve doğal bir duygudur. Ancak kontrolden çıkıp da yıkıcı hale dönüşürse ev hayatında, kişisel ilişkilerde ve genel yaşam kalitesinde sorunlara yol açar. Bireysel, ilişkisel ve toplumsal bir çok sorunun altında ifade edilmeyen ya da yanlış ifade edilen öfke duygusu vardır. Öfkeye yol açan pek çok neden var olmakla birlikte genelde engellenme, haksızlığa uğrama ya da sözümüzün dinlenmemesi veya fiziksel ya da sözel incinmeler öfkeyi tetikler. Diğer duygular gibi fizyolojik ve biyolojik değişmelerle birlikte hissedilirken düşünsel ve davranışsal etkileşimle ifade bulur. Bazı kişiler öfkelerini ifade etmekte zorlanırlar. Kendilerine ait kuralları ve ölçüleri olması nedeniyle, böyle kişiler öfkelerini ifade etmeye engel koyarlar. Bu kişilerin öfke tepkileri genellikle somurtma, küsme, surat asma gibi edilgen tepkilerdir. Buna öfkenin içe yönelmesi denir ve öfkelerini bu şekilde ifade eden kişiler için fiziksel (b...