Ana içeriğe atla

Aç Değilim ama Yine de Yemek Yiyorum...



- Sıkıntılı olduğumda yemek yiyorum.
- Moralim bozulunca buz dolabına yöneliyorum.
- Yemekten önce sıkıntılı oluyorum.
- Stesli zamanlarda yemek yemek beni rahatlatıyor.
- Yemek yedikten sonra kendimi suçlu hissediyorum.
- Aç değilim ama yine de yemek yiyorum.

Siz de yukarıdaki durumları yaşıyorsanız eğer, bu yazı sizin için...

Aç olmadığınız halde, mutlu, üzgün ya da sıkıntılı olduğunuz zamanlarda yemek yiyebilirsiniz. Fiziksel açlık  dışındaki nedenlerle yemek yeme aktivitesine “duygusal yeme” denir.

Peki duygusal yemeniz olup olmadığını nasıl anlarsınız?

  • Fiziksel açlık yavaş yavaş belirirken, duygusal yeme aniden olur.
  • Fiziksel açlık bekleyebilir, duygusal yeme hemen giderilmelidir.
  • Fiziksel açlıkla yiyorsanız doyduğunuzda durabilirsiniz ancak duygusal yeme ile yiyorsanız doymuş olsanız bile yemeğe devam edersiniz.
  • Gerçekten açlık nedeniyle yemek yiyorsanız pek çok seçeğene açık olurken, duygusal yeme ile yediğinizde genellikle; pizza, çikolata, tatlı, cips gibi kalorili yiyecekler yersiniz.
  • Fiziksel açlık nedeniyle yediğinizde mutlu olurken, duygusal yeme ile yediğinizde genellikle suçluluk duygusu yaşarsınız.

Peki, aç olmadan yediğiniz durumlarla baş etmek için ne yapabilirsiniz? Aşağıdaki öneriler size bu konuda yardımcı olacaktır:

  • Öncelikle duygusal yemenizin farkında olun. Aç olmadığınız halde yemek yemenizi tetikleyen olayların ve duyguların farkında olun. Günlük olarak yediklerinizi ve yedikten sonra hissettiğiniz duyguları yazmak, size bu konuda yardımcı olacaktır.

  • Yeme ihtiyacınız belirdiğinde açlık seviyenizi  1 ile 10 arasında değerlendirin. Açlık seviyenizin düşük olduğunu, duygusal yeme nedeniyle yemek istediğnizi fark ettiğinizde yemek yemeyi kısa bir süre (mesela 10 dk.) erteleyin.

  • Aç olmadığınız halde yemek yeme isteği geldiğinde alternatif neler yapabileceğinizin bir listesini oluşturun ( su içmek, müzik dinlemek vb. )

  • Yemek yeme isteğinizi geçiremezseniz , o an kalorili bir şey yemek yerine alternatif sağlıklı bir şey yemeyi deneyin ( Örneğin; çikolata yerine; diyet çikolata ,dondurma ya da meyve gibi).Bunun içinde bir liste oluşturmak ve listedeki yiyecekleri evde ya da iş yerinde bulundurmak size yardımcı olacaktır.

  • Size iyi gelen kaynaklarınızı arttırın ( Örneğin; arkadaşlarla görüşmek, müzik dinlemek, resim yapmak, dizi izlemek, bisiklete binmek vb. ).


Gözde Bilenser
Aile ve Çift Terapisti
Si Psikoloji



Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Psikoterapi Nedir Ne Değildir?

Günümüzde artık insanların birçoğu psikoterapiyle ilgili fikir sahibi. Kendileri gitmese bile çevrelerinde psikoterapiye giden kişi sayısı artmakta ve terapi odasına dair anıları dinlemekte, paylaşmaktalar. Fakat psikoterapiyi anlamak için çevreden gelen deneyim aktarımları yeterli değil, hatta kendisi düzenli danışan olan birisi bile içerideki işleyişe tam anlamıyla hakim ve dahil olamayabilir. Peki psikoterapi nedir? Seans odasında neler olur? Her psikoterapistin danışanına yaklaşımı aynı mıdır? Öte yandan psikoterapiden neler bekleyemeyiz? Psikoterapi ne değildir ve olmamalıdır? Psikoterapi, kısaca kişilerin yaşadığı bilişsel, duygusal ve davranışsal problemlerin çözümünü amaçlayan, ruh sağlıklarını geliştiren ve kişinin süreç içerisinde yaşadığı dönüşümü korumak için kullanılan tekniklerin genel adıdır. Psikoterapi dendiğinde aklımıza kesin ve tek bir uygulama biçimi gelmemelidir. Bilişsel Davranışçı Terapi, Varoluşçu Terapi, Psikodinamik, Gestalt Terapisi, Şema Terapi, EMDR (Gö...

Kayıp Sonrası Yaşanan Yas Süreçlerine Bir Bakış

İnsanlık tarihi boyunca ölüm fikrine ve başkasının ölümüne ya da değerli bir parçanın kaybına verilen tepkiler, bu olguları algılayış biçimi değişkenlik gösterse de ölüm karşısında endişe duymak ve sonucunda yas tutmak evrensel deneyimlerdir. Günlük yaşantısında ölümü pek de aklına getirmeyen insan için Antik çağlarda bu durum günümüze göre daha kolay hazmedilir ve doğaldı. Gelişen insanlık tarihi ve teknoloji ile beraber ise ölüm kabul etmesi çok daha zor bir olguya dönüştü. Sevilen ve değer verilen birinin veya bir şeyin kaybı dolayısıyla yaşanan acı olarak tanımlayabileceğimiz yas sürecini de oldukça normal ve sağlıklı olmasına rağmen bugün hayatımıza kabul etmekte zorlanabiliyoruz. Oysaki sevdiğimiz birini ya da bir şeyi kaybetmek hayatın olağan akışına dâhildir ve yaşamla ayrılmaz bir bütündür. Bu yazımızda yas sürecinde yaşanabilecek duyguları Kübler-Ross’un yasın beş aşaması modeline dayandırarak anlatacağız ve yasın bağlı olduğu parametrelerden bahsedeceğiz. İsviçreli psikiyat...

İnfertilite ve Tüp Bebek Tedavisinde Depresyon, Kayıp, Yas Süreçleri

Halk arasında kaba tabiriyle kısırlık olarak bilinen infertiliteyi Dünya Sağlık Örgütü “en az 12 ay korumasız cinsel ilişkiye girilmesi durumunda gebe kalınmaması” olarak tanımlar (Karpat ve Erensoy 2020, 462). Çiftlerin ikisinden birinin üreme organlarındaki sağlık sıkıntılarından meydana gelebilen infertilitenin henüz bilinmeyen sebepleri de olabilmektedir. Türkiye’de infertilitenin yarattığı psikolojik sorunlardan etkilenen taraf daha çok kadınlar olduğu için bu yazımızda kadınların yaşadığı süreçlere ve bu süreçlerde başlarına gelebilen psikososyal sıkıntılara odaklanacağız.  Dünyada her on kadından birisi, Türkiye’de ise evli her 6 kadından birisi infertilite ile karşılaşabiliyor (Koçyiğit 2012, 28). Infertilite, birincil infertilite ve ikincil infertilite olarak iki alt başlık halinde yaşanabiliyor: Birincil infertilite tanımı hiç hamile kalamama durumu için kullanılıyorken ikincil infertilite ise doğumdan önce sonlanan gebelikler için kullanılan bir tanım. Infertilite ile...